| |
günce'min boşluk satırları
..günlerden Cuma..saat12’ye değil de 11e vurmak üzre..bir çay bardağı ölçüsünde içerim dediğim şarabın yarısı bitmiş durumda şişenin..neyse sağlık olsun..güselmiş şarap ama,pek bi suçum yok bu durumda,tahminimin üstünde çıktı..her neyse,beni kaygılandıran gittikçe azalmak üzre olan sigara adetim...pencere açık..paparoch çalıyor..ve sokaktan bir adamın elinde salladığı anahtar şıngırtısı geliyo..biras daha ösgürlük tanrım..insan anlık da olsa bir şarkının ezgisinde,alınan bir şarap yudumunda,ağızda bırakan o ekşimsi tad üzerine çekilen bi sigara dumanında..boşlayabilyor bir çok şeyi,..biras daha ösgürlük ey Tanrım..solist benim yerime bağırıyor..dürtü kontrolü üzerine bir yazı gördüm..okumayı seçmedim..kontrol..kontrol..kendini kontrol et,çevreni,çevrendeki insanları,çevreni,doğayı..nedir bu bitmek bilmez kontrol saplantısı..Doğada hata yok mu,var mı?bilimde hata ,hata payı var,insan ürettiği için,insan da da hata var..peki hata yapabilme insiyatifi hakkı…her şeyi bi süreliğine de boşverip, beyni nadasa bırakma hali..kendiliğinden doğacak yabani filizlere yer açma hali…olamaz mı?olmamalı mı??insan niye içer?ya da insan niye gecenin ilerleyen saatlerinde içme isteği fazlasıyla duyar?ruha ve zihne takviye,ek destek gerksinimi mi?peki insan niye gecenin bi yarısı tanrıyı sorgulamaya kalkışır??ya da bunu sadece şu anda bi insan mı yapar?gözlerini yoran,parlak monitöre bakarken,çay bardağında şarabın dibe bulması için fırsat kollarken,dumandan daralmakta olan cigerlerini hissederken,çalmayan telefonuna gözü takılırken??Tanrım,mutciputçinin sisli toprak kokan yollarında yürümek ve o yükseklikte bi şey düşünmeksizin ilerlemek için neler vermezdim şimdi?tanrım,o sen misin?orada mı gizlisin?seni dahi iyi bulabileceğim bi yer midir ki orası?oraya vize vermiyolarmış,bu ülkeden..sana da giriş için vize hakkı yok herhalde,tanrım haa??üzün süredir tadını unuttuğum şarabın vücüdümdaki reaksiyonlarını hatırlamakta şu an zihnim..vücut ısım yükseldi ama ellerim soğuk yine..kansızlık işte..tırnaklarıma bakıyorum,biçimsiz ve düzensiz uzamakta olan tırnaklarıma..solist benim için çığlık atıyor yine..kaybolup,siktir olup gitmek..ya da acilenden yararcasına bir kapı açmak önüne…içinden geçip,ilerleyebilceğin bir dünyanın kapısı..uzağım galiba şu sıralar bi çok şeyden,akademisyenlik de böyle bi duruma sokuyo bi çok şeyi, teori ve uygulama arasındaki açmaz….dışardaki bi çok bok yaşanıyo şimdi..ama sen dışardan uzaktan ,izole edilmiş,kontrollü bir ortamın gözlemcisi gibi..sanal bir gözlemcisi hatta..oturduğun yerden hayat üzerine bir takım laflar etmeye kalkışan biri..keşke her şey ilkokul öncesi,sokaklarda yaşadığım,oynadığım oyunlar,üstünden atladığım ateşler,bisikletle hız yaptığım anlardaki gibi özgür olsaydı…bu bir süreç değil..sadece anlardan oluşuyor ve anlar biriktiriyordun sade..bu kadar kısa bir süreci kapsadığı için,hep arzuladığın,özlem duyduğun bir şey oluyor,özgürlük,bir anlıktır sanırım..ya da özgürlük duygusunu ruhunda ve zihninde bıraktığı etki..her şey bitçek ve bi çok şey yeniden başlıcakk..hayat böyle bir şey mi?yoksa kendime biçtiğim hayat mı böyle??herneyse,her ikisi de berbat bir duygu..nitekim,şarap doldurmakta fayda var,dostum..iyi geceler sana ve sadece sana………..
Yazar:
(tusukiki)
Tarih:
12.05.2006
Hit:
1767
Makale Listesi'ne Dön
|
|
|
|