Karga Logo
Kullanıcı Adı :  
Şifre :  

 
 

 

Neden Video? İlle de Video?

Bu sorunun birçok kere verilmiş birçok cevabı var. Ama videonun güncel sanat yapımı içinde ne kadar merkezi bir yerde bulunduğuna tanıklığımız 8. İstanbul Bienali sayesinde oldu. Küratör Dan Cameron’un Antrepo’nun alt katına yığdığı dünyanın çeşitli köşelerinden gelen elliden fazla video yerleştirmesi tartışmalara neden olmuştu. Yerleştirilmeye olan yatkınlığı, hikaye anlatım aracı olarak gücü, çok sayıdaki hareketi olduğu gibi kaydedebilmesi videoyu ya da genellersek hareketli imgeyi güncel sanat içerisinde hala merkezi bir yerde tutuyor. Kısacası aşağı yukarı üreten her sanatçının bir ya da birkaç videosu bulunuyor bir köşede.



Nam June Paik videoyu bir deneme ve araştırma alanı olarak kullanan ilk sanatçıydı. Bruce Nauman, Joseph Beuys ve Richard Serra gibi isimler videoyu sanatlarının bir uzantısı olarak performanslarını kaydetmek için etkin biçimde kullandılar. Martha Rosler için video politik angajmanını ortaya koymasının en çarpıcı yoluydu. Rebecca Horn, Carolee Schneeman, Valie Export performanslarını videoyla kaydettiler. Türkiye’de de videoya yaklaşım aynı biçimde gerçekleşti. Sanatçılar videoyu öncelikle sanatlarının bir uzantısı olarak kullandılar. Videonun en çekici özelliği plastik dille hareketli imge dilini birbirine yakınlaştırabilmesi. Bir başka çekiciliği ise üretiminin rahatlığı dolayısıyla pek çok genç sanatçı için verimli bir araştırma alanı oluşturması. Bu alan 22 Şubat-26 Şubat’ta gerçekleşen 1. Kargart Video Sergilemeleri’nin ana odak alanını oluşturuyor.



Evet, çoğu şey tartışılmadığı gibi video sanatı da tartışılmıyor Türkiye’de. Zaten az sayıda yerde gösterilen yerel işlerin dışında kalan üretimler çoğu zaman görülemiyor. Ya da gösterim yapan yerlerin anlayışının dışında kalan yabancı sanatçılarla tanışmak çoğu zaman mümkün olmuyor. Daha önce denenen alternatif toplu gösterimler uzun ömürlü olamıyor. Aslında bütün bu olumsuzluklar oluşması gereken yeni güçlü oluşumlara da yön veriyor. Nitekim Kargart, ilk toplu video sergilemelerinde farklı bir tavır sergileyerek Türkiye’den genç sanatçıların işlerine Jennifer L. Porter, Neneva Popoviç, Evangelia Basdekis gibi yeni, bilinmeyen isimlerin işleriyle birlikte yer veriyor. Ayrıca İsveç Malmö Sanat Akademisi’nin çeşitli sınıflardan ve çeşitli branşlardan sanatçıların çalışmaları için özel bir bölüm hazırlamış olan Karşı Konsept başlıklı sergilemede, farklı yerlerden ve farklı alanlardan gelen bu işlerin tartışılabileceği yeni bir platform oluşturulmaya çalışılıyor.



Porter kendini bir çamur gölüne attığı The Puddle Video adlı videosunda kameraya performansının mahrem bir parçası, uzantısı olarak muamele ediyor. Malmö’den Mathias Krissterson, daha önce Avrupa’da ve Amerika’da çeşitli yerlerde gösterilen Chasing Silence’da videoyu ses ve metinin birleştiği bir nevi kara delik olarak kurguluyor. Yine Malmö’den Tamar Guiamares, Nana Buhl’la ortak yaptığı sekiz mm’lik çalışması The Most Beautiful Place’de dil politikalarının milliyetçi politikalarla nasıl örtüştüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’den isimlere baktığımızda ise, yelpazenin daha çok kısa film ve belgesel dünyasından tanıdığımız Ethem Özgüven’den, ismine daha önce BJCEM 12. Napoli Akdenizli Genç Sanatçılar Bienali’nde de rastladığımız Burcu Yağcıoğlu gibi genç sanatçılara kadar uzandığını görüyoruz. Altyazı’nın geçen sayısında Aksanat’taki sergisine yer verdiğimiz performans sanatçısı Eser Selen de videoyu performans sanatının içinde bir kaydetme ve anlatı kurgulama aracı olarak kullanıyor. Genç isimlerden Güçlü Güneş ise Bergman İçin Fantazi çalışmasında İsveçli ustanın ölümü irdelediği Yedinci Mühür filmini parodize ediyor.



Kısacası Kargart Video Sergilemeleri’nde videonun nasıl güncel bir üretim biçimine
dönüştüğünü bir kere daha görüyoruz. Video bu çoklu üretim alanı içinde evriliyor. Kah sinematik bir dille örtüşüyor, kah bir hikayeyi belgeliyor, kah ses yerleştirme alanında güçlü bir araca dönüşüyor. Tipik bir sanat galerisi formatının dışında kalan Kargart’ın bu girişimi aynı zamanda videonun galerinin, beyaz kübün sınırlarının dışına çıkarak farklı bir sunum kazanabileceğini gösteriyor. Umarız bu sergilemeler uzun ömürlü olur ve yelpazesini daha da genişleterek daha fazla taze üretime yer verir.




Yazar: Övül Durmuşoğlu

* Bu makale Altyazı Dergisi Mart sayısında yayınlanacaktır.

Yazar: KargART

Tarih: 25.02.2006  Hit:  1888

Makale Listesi'ne Dön

 
 En Çok Okunanlar

» Psikoloğum da terkedince...
10.05.20044950 hit

» Gelecek
31.08.20044679 hit

» bir armudun hüzünlü ölümü
09.04.20054221 hit

» Karga
15.04.20044103 hit

» Uyku Hali
23.04.20043918 hit

» DEŞİFRE
15.04.20043818 hit

» Ayrıca
15.04.20043693 hit



Makale Ekleme İçin Tıklayın